HİKAYELER

 

TOHUMUN YAZGISI

 
Elma ağacının tohumu bir kuşun gagasından düşmüştü rastlantısal olarak toprağa. Düştüğü toprak kupkuru, yer yer kurumaya yüz tutmuş otlarla kaplı. Tohum rüzgarla yer değiştirdi. Toprağın kuraklıktan çatladığı bir çukura düştü yine rastlantısal olarak. Gelip geçen hayvanların ayak hareketleri ile toprakla örtüldü ve uzun bir uykuya daldı. Çok uzun sayılabilecek bir zaman aralığından sonra yağmurlar başladı, su zamanla elma tohumuna ulaştı. Islandı iliklerine kadar, toprak ısındı bahar güneşi ile.
 

ZAMAN

 
Zaman dediğimiz kavram görecelidir (izafi). Gün olur sürekli çalışırsınız zaman yetmez ve çok hızlı geçer. Gün olur boş kalırsınız zaman geçmek bilmez. Zamanı insan yaşamında üçe ayırırız. Geçmiş, şimdi ve gelecek. Geçmişi yaşadık bir yana koyduk. Tek bir anını yeniden yaşamak olası değil. Geçmişi unutmamak gerek, geçmişimizle geleceğimizi kurguluyoruz. Ama durmadan ortaya getirip, üzülmenin veya düşünmenin yararı yok.
 

DENİZİN ÖFKESİ

 
Adam denize izmaritini attı. Deniz sustu. Adam denize çöpünü attı. Deniz sustu. Adam denize kendini attı. Olanca dinginliğinde duran deniz; köpürdü, dalgalandı, fırlatıp adamı kumsala attı. Dayanamadı böylesine pisliğe, duruldu güneşe el salladı.